Gamze Güven’le Tasarım Üzerine Bir Sohbet

Son dönemde yapmış olduğu tasarımlar ve aldığı ödüller ile adından sık sık söz ettiren “TSE Altın Ambalaj” ödüllü tasarımcı Gamze Güven ile tasarım ve projeleri üzerine konuştuk.

gamze_guven

– Fikironline: Kendinizi ve tasarımcı kimliğinizi nasıl tanımlarsınız?
– Gamze Güven: 1987 ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü mezunuyum. 21 yaşında çok genç yaşta mezun oldum ve bu yüzden iş hayatına atılmadan yüksek lisans yapmaya karar verdim. Master süresince istediğim konuda daha çok yoğunlaşmak ve aynı zamanda çalışmak niyetindeydim. Hocamın yanında çalışmaya başladım fakat asistanlık sınavlarında part time çalışamazsın dediler ve ben de akademik kariyeri tercih ettim. Üniversitede asistan oldum ve master yapmaya başladım. Endüstriyel tasarım yüksek lisans programı olmadığı için Mimarlık Fakültesi Yapı Bilimleri Enstitüsünde masterımı yapmaya karar verdim ve tez konumu “Kent mobilyalarını vandalizmden korumada tasarım faktörü” olarak seçtim. 1990 yılında master programını bitirdim.
Daha sonra ODTÜ ve Bilkent’de part-time hocalık yapmaya ve serbest hayata atılıp serbest projeler yapmaya başladım. Kent mobilyaları projeleri yaptım ve yine aldığım farklı projelerle kendime bir Volkswagen araba aldım. Benim için bu çok önemliydi. Aynı zamanda 1990’da etkin olarak ETMK yönetim kuruluna girmiştim  ve 1994’de daha aktif bir şekilde genel sekreter olup ilk endüstriyel tasarım ödülleri ve sergisinin gerçekleştirilmesini sağladım. 1995’te gümrük birliğine girme sürecinde ETMK olarak komisyonda görev aldık ve hukukçularla 554 sayılı tasarım kanunu hazırlanması konusunda görev aldım. O dönem kopya dönemi yavaş yavaş sona erdiği, kanunlar ve beraberinde cezai hükümler geldiği için endüstriden tasarım talepleri gelmeye başladı. O dönemde endüstriye çeşitli projeler yapmaya başladık ve iyi kötü tecrübelerim oldu.
Panel Duş’un açtığı “1. Banyo Tasarım Yarışması“nda 1.lik elde ettim. Bu dergide yayınlandıktan sonra Eczacıbaşı Vitra ile çalışma fırsatı yakaladım. O dönem İnci Mutlu ile bazı projelerde beraber çalıştık. Aynı süreçte Lamp 83’de beraber çalışmaya başladık. 1997’de “İdol Tasrım” olarak şirketleştik. 1990’ların sonunda Arçelik, Nurus, Handles, Vitra gibi firmalara önemli projeler yaptık. 1998’de ofisimizi İstanbul’a taşıdık. 2000 yılında İnci Mutlu ile ortaklığımızı ayırıp şirketi devir aldım ve ismini “Tasarım Üssü” olarak değiştirdim. 2000’lerle beraber hiç düşünmediğim fuar standı tasarımı projeleri gelmeye başladı. Bu projeler hemen hayata geçebiliyordu. Bunun yanında normalde çok uzun süreler uğraştığımız projelerin üretilmeden rafa kaldırlıyor olması çok tatsız bir durumdu.

– Fikironline: Çok büyük firmalarla masaya oturup sonra projelerin rafa kalkmasını önlemenin sizce bir yolu varmı?
– Gamze Güven: Bu çok değişik nedenlerden dolayı olabiliyor. Birincisi firma içinde projeyi sahiplenip yürüten birinin olmaması, sahipsiz kalması. Mesela genel müdür projeyi istiyor ama daha sonra pazarlamada bunun sorumlusu tayin edilmiyor ki bu en büyük şirketlerde bile çok başımıza gelen birşey. Genel müdür çok vizyonu açık ve çok öngörülü biri olabilir fakat arkadaki ekip misyonu üstlenmez ise proje unutuluyor veya başka konulara dalınabiliyor. Bir sene üzerinde çalıştığınız projenin parasını almanıza rağmen üretilmemesi çok acı birşey.

Birkaç ilginç stand projesi yaptım fakat ürün tasarımını seviyordum ve stand çok cazip gelmedi çünkü yorucuydu ve tasarladığınız stand 3 gün sonra kaldırılıp bir daha kullanılmıyordu. Yolumuza ürün tasarımı ile devam ettik. Bu arada Vitra’nın kurum tarihi kitabını yazmaya başladım, 50 yıllık hikayesini, röportajlarını, Türkiye’de sanayinin gelişimini analiz etme şansım oldu. 2003’e geldiğimizde ETMK’nın 3. sergi organizasyonunu üstlendim,  küçük kompakt bir sergiydi. Teması “Türk Tasarımı Yurt Dışına İhraç Ediliyor” du.

2004 yılına geldiğimizde Mey içkinin daveti ile yeni rakının şişesi için yapılacak bir konkura çağrıldık. Rakı şişesi ile ilgili bir kimlik oluşturmak amacı ile araştırmalara başladık. Heycanım bir norm oluşturmaktı. 10 tasarım sunduk ve toplamda elli tasarım içinden bizim şişemiz seçildi. O bizim için bir kırılma noktası oldu ki o süreçten sonra ambalaj tasarımı ağarlıklı çalışmaya başladık. 2005 yılında yeni rakının altı boyu tasarlandı ve üretime geçti. 2006 yılında Tekel cin ve vodka şişeleri tasarladık. 2008 yılında Opet’in konkurunu kazanarak plastik ambalaj sektörüne girdik. Bir yandan da Komilinin plastik ambalaj tasarımı üzerinde çalışmalara başladık ve böylece camın yanı sıra plastik ve karton ambalajlar üzerinde çalışmaya devam ediyoruz.

– Fikironline: Tasarım Üssü’nü tam hizmet ajansı olarak tanımlayabilirmiyiz?
– Gamze Güven: Endüstriyel tasarımın yanısıra grafik tasarımlarını son döneme kadar dışarda çözüyorduk. Fakat yeni yeni kendi bünyemizde çözmeye başladık. Projelerimizde ambalajın ve grafik ruhunun tam örtüşmesi ve ikisinin birbirini tamamlayıp daha güçlü bir noktaya taşıyabilmesi çok önemli. Ama bunu dışardan hiç iletişim kurmadığınız bir ajansın yapması çok zor. Bu eksikliği müşterinin de hissetmesi neticesinde ürünlerin grafik tasarımlarını da kendi bünyemizde çözmeye başladık.

fikironline4

– Fikironline: Tasarım sürecinde karşılaştığınız sorunlar nelerdir?
– Gamze Güven: Karşılaştığım en büyük sorun hayata geçmeyen, sahipsiz kalan projeler. Bunların asıl nedeni tasarım yönetiminin şirketlerde olmaması. Tasarım yönetimi hakikaten çok önemli bir süreç. Hem tasarımdan anlayan, hem üretimden anlayan, hemde pazarlamadan anlayan bir kişinin yapabileceği bir şey. Üretimdeki mühendisler yapılmaz dediği anda eğer konuyu anlamıyorsa tasarım yöneticisi yapılmıyormuş deyip projeden vazgeçebilir. Halbuki onu nereye kadar zorlayacağınıda bilebilmesi lazım. Bir de biz Türkler olarak genelliyim, mesela benim Honkong’taki müşterilerim sayesinde Çinliler’in ve Almanlar’ında nasıl iş yaptıklarını deneyimleme şansım oldu. Çinliler zamanı çok iyi kullanıyor. Biz Türkler malesef çok verimsiz kullanıyoruz ve bir projeye bu kadar para ayırıp ofisteki 3-4 kişinin bir projeye bütün bir yılını verdikten sonra projenin rafa kalkması maddi manevi o kadar büyük bir kayıp ki aslında. Böyle bir duruma Çin’de izin verilmiyor, hemen fizibilitesi yapılıyor, bakıyorlar kaça mal oluyor bu yatırım değer mi, burdan ne kadar kazanıcaklarını hayal ediyorlar. Eğer ki yatırım maliyetleri tahminlerinin çok üzerinde çıkıyorsa projeden vazgeçiyorlar, ama bu birkaç ay içinde olan bir süreç. Baştan da bunu çok büyük bir oranda öngörebiliyorlar. Seçtikleri ürünü hayata geçirebiliyorlar.

– Fikironline: Tasarım konusunda en başarılı olduğunu düşündüğünüz ülke hangisidir?
– Gamze Güven: Bu çok zor bir değerlendirme… Mesela Almanlar çok sistemli çalışıyor, İtalyanlar bizim gibi hiç verimli değil.

Fikironline: Buna rağmen İtalya’nın tasarımla bu kadar anılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
– Gamze Güven: Çok iyi sunum yapıyorlar, çok iyi imaj yaratıyorlar ve hakiketen yaratıcılar. Heycanlılar ve farklarını paraya nasıl çevireceklerini biliyorlar. Paketlemeyi ve sunmayı çok iyi biliyorlar. Geçmişte çok para kazandılar fakat şimdi o büyük paraları kazanamıyorlar.

– Fikironline: Kopyalama hakkında ne düşünüyorsunuz? Bir sektörün gelişmesi için başlangıç olabilir mi?
Gamze Güven: Biliyorsunuz ki kopyacılık Japonlarla başladı. Japonlar işi kopyalayarak öğrendi, şimdi Çin ve Türkiye de 80’lerde kopya ile öğrendi aslında sanayiciliği. Kopyalama hızlı öğrenmek için kaçınılmaz bir yöntemdi. Bu süreç 80’lerde normaldi fakat 90’lara uzamaması gerekiyordu. Tabi hala yapanlar var ve artık fikre önem vermeleri lazım. Zaten en büyük sorun bu.

– Fikironline: Yeni mezun olacak tasarımcılara neler tavsiye edersiniz?
– Gamze Güven: Önce vizyonunu genişletip herşeyi öğrenip ondan sonra yolu daraltmak lazım. Sevdiğiniz şeylere yönelmeniz lazım. Para kazanma amaçlı bakmamak lazım ve birazcık dişinizi sıkıcaksınız.

fikironline2

Tasarım Üssü ekibi: Engin Hergul, Onur Kaya, Gamze Güven

– Fikironline: Tasarım Üssü’nde tasarım sürecini nasıl organize ediyorsunuz?
– Gamze Güven: Yeni bir konu geldiği zaman keyifli ama çoğu zamanda vakit bulamadığımız süreç aslında beyin fırtınası sürecidir. Kendimizi bir tüketici gibi algılayarak sorguluyoruz. Ürünün anlamını ne ifade ettiğini, işlevini vs. ambalaj olsun endüstriyel tasarım olsun fark etmiyor, daha sonra skeçlere başlanıyor bir yandan araştırma yapıyoruz. Rakip analizleri bizim için en önemli kısım o. Daha sonra skeçleri geliştirip modelleme ve maket üstünde tartışmalar yapıyoruz. Mutlaka 3 boyutlu çalışıyoruz.

– Fikironline: Son dönemdeki projelerinizden bahseder misiniz?
Gamze Güven: Opet, Komili ve Türkiye’nin Zeytinyağı projeleri bu sene çıkacak. Örneğin Türkiye’nin Zeytin Yağı projesi Rahmi Koç Müzesi’nde ilk kez sergilenecek. Tekirdağ serisinin “Line Extension” modeli daha özel üzümlerle, gençlere yönelik bir versiyon oldu. Aynı şişenin grafiğini çalıştık bu sene. Deneysel projelerimiz de oldu. Annem ve Kızım sergisi için “Mamma-Kupa” kandil kadeh buna bir örnek.

fikironline3
“Mamma-Kupa” 3 boy “anneanne, anne ve kızı”

– Fikironline: Türkiye’den ve Dünya’dan takip ettiğiniz tasarım yayınları nelerdir?
– Gamze Güven: Alman dergilerini takip ediyorum son zamanlarda Form, bazen MD, İtalyan İntern, Domus, Japonya’dan ambalaj tasarımı kitapları alıyorum. Web sitesi olarak Dexigner, Architonic’i sayabilirim.

– Fikironline: ETMK hakkında ne düşünüyorsunuz? Faaliyetlerini yeterli buluyor musunuz?
– Gamze Güven: ETMK’nın mesleğin tanınması yerleşmesi üzerinde çok önemli rolü var, özellikle son 2 senedir devletle (TİM ve Dış Ticaret Müsteşarlığı) bağlantı kurarak mesleği çok önemli bir noktaya taşıdılar. Design Turkey ödülleri gibi bir ödül sistemetiğinin verilmesini biz 12 yıldır hayal ediyorduk. ETMK sonuç olarak bir dernek, gönüllükle çalışıyor hiçbir ticari getirisi yok. Çalışanları ve yönetim kurulu tam tersine daha yarı profesyonel olmalı ve profesyonel bir kişi çalıştırması lazım aslında. Bunun içinde herkesin aidat ödemesi ve biryerden sürekli para gelmesi lazım. Şu ana kadar sponsorluk ve yardımlarla ayakta kalıyor. Bu imkanlara göre çok çok iyi işler yaptı. Ama artık Türkiye’de meslek haklarını korumak hatta iç dış tehditlere karşı mesleği korumak için mutlaka odalaşılması gerekiyor. Odalaşma olmazsa olmaz bir noktaya geldi ve buna artık sizin gibi gençlerin sahip çıkması gerekiyor.

gamzeguven_03

 
3 Haziran 2009 Tasarım Üssü
©fikir.online
Her hakkı saklıdır. Kaynak göstermeden, izinsiz alıntı yapılamaz.

[ad#co-1-1]

fikironline hakkında

Fikir üreten, geliştiren, pazarlayan tasarımcılara, girişimcilere ve sanatçılara yeni fikir ve trendleri takip edebilecekleri platformları sunmayı amaç edinen bir internet girişimidir.

Related posts

Bir Cevap Yazın

*